Length1h 10m
About this audiobook
EFSANELERE GÖRE İSTANBUL’UN KURULUŞU "Bu şehr-i Sitambul ki, bi mişl-u behadır, Bir sengine, yekpare Acem mülkü fedadır" Şair Nedim Yeryüzünde, bu kadar çok ada ve sana sahip kent çok ender bulunur. Her ulus, İstanbul'u başka bir adla andı. Ayrıca, fetihten önceki adları başkaydı, fetihten sonrakiler başka... Tarih sahnesine, Byzas, Buzis, Byse, Bysante gibi adlarla çıktı. Roma dönemine kadar da en çok Byzantıon olarak anıldı. Romalılar Antoneia, Anthuşa, Deutera Rome dediler. Sonra, uzun bir dönem boyunca Konstantinopolis olarak kaldı. Kuzeylilerin verdikleri adların bir kısmı kentin gücünü vurguluyordu: Tsarığrad (Slav kaynaklarında imparator kenti) ve Mıklegard (Vikinglerde İmparator Mikhael’ın kenti) gibi. Ruslar Tekfuriye ve Zavegorod, Macarlar Vizenduvar, Polonyalılar Kanatorya, Çekler Aylana, İsveçliler Heraklıyan, Hollandalılar İstefanya, Franklar Agrandone, Portekizliler Koştiye, Araplar Konstantiniyye-i Kübra, Acemler Kayser-i Zemin, Hintliler Taht-i Rum, Moğollar Çakdüryan demişlerdi bir zamanlar Osmanlı'nın "Asitane"sine. Öte yandan, İstanbul'a yakıştırılan sanlar da en az kendisi kadar görkemliydi: Asitane-i Saadet (Sültan Sarayı), Dar-ül Hilafe (Halife'nin evi), Darü's Saltana (Saltanatın evi), Dergah-ı Selatın (Sultanlar kapısı)... Ve sonunda bizim kentimiz, İstanbul. Bilinen tarihi 2600 yıldan daha eskilere uzanan bu yaşlı, ama muhteşem kent, zamanın akışı içinde büyük uygarlıkların yıkılışlarım da gördü, yenilerinin nasıl kurulduklarına da... İmparatorlukların bu herkesi kıskandıran görkemli başkentinin köşe bucağı, birbiriyle ilgisi olmayan kültürlerin mirasıyla süslendi. Ve sonuçta, tüm üslup ve kültürler iç içe geçerek, birbirini özümseyerek, İstanbul'un anıtsal tarihini oluşturdu. Kentin kuruluşu üzerine rivayet muhtelif. En ünlüsü ve bilineni Megaralı göçmenlerinin yolculuğu. Bir de Evliya Çelebi'nin anlattığı var ki, tadına doyum olmuyor... Efsaneye göre, Koressa'nın oğlu, Yunanistan'ın Megara kentinden genç Byzas, yandaşlarıyla birlikte, bölgedeki baskılardan kurtulmak, yeni bir kent kurmak ve özgürlüğünü ilan etmek için yola çıktı. Her şey iyiydi de, kent nerede kurulacaktı? O çağda, bilinmeyenleri bilinir kılan birisine, Delfoi kentindeki kahine danıştı genç adam. Delfoi kahini gideceği yeri tarif etti; "Kentini kuracağın yer, körler ülkesinin tam karşısında olacak." Byzas yola çıktı, aradı taradı, körler ülkesi diye bir yer yoktu. Sonunda, mola verdikleri bir deniz kıyısında, karşı sahile baktı ve bağırdı: "Bu insanlar kör mü, burası varken orada oturulur mu?". Delfoi kahinini hatırladı genç adam; "Körler ülkesinin karşısında kuracaksın kentini." Körler ülkesi, günümüzün Kadıköy'üdür! İstanbul'dan çok yıllar önce kurulmuştur "Khalkedonia", yani Kadıköy. Byzas; ordusuyla gelip soluklanmak için durduğu şimdiki Sarayburnu'nda, manzaranın muhteşem görüntüsünden adeta büyülenmişti. Khalkedonia'nın neden "Körler Ülkesi" tanımlamasını hak ettiğini anlamıştı artık. Çünkü, böyle cennet benzeri bir yer dururken, tam karşıda ve korumasız bir yerde kent kuranlar, ancak kör olabilirlerdi! Ol hikaye böyle. Temelleri Sarayburnu sırtlarında atılan kente, kurucusunun adı olan Byzas'tan dolayı, "Byzas'ın kenti" anlamında "Byzantıon" dendi...
Audiobook details
GenreGeneral Fiction, Historical Fiction
Length1 hr 10 mins
Narrated byListen with 1,000+ voices
FormateBook with Audio
Publish dateMar 9, 2018
LanguageTurkish
Table of contents
1İstanbul Efsaneleri
2İçindekiler
3Önsöz (Kitap Hakkında)
4Giriş
5Birinci Bölüm: Ayasofya efsaneleri
Show all chaptersShow less
6İkinci Bölüm: Kız Kulesi, Aşk Kulesi Efsanesi
7Üçüncü Bölüm: Fatih’i İstanbul’a Sokmayan Adam Efsanesi
8Dördüncü Bölüm: Azize Eufemia Efsanesi
9Beşinci Bölüm: Süleymaniye Camii 'nin harcı Efsanesi
10Altıncı Bölüm: Rumelihisarı Efsaneleri
11Yedinci Bölüm: Tahta kalıcın sihri Efsanesi
12Sekizinci Bölüm: Kıztaşı Efsanesi
13Dokuzuncu Bölüm: Yeni Kapı Efsanesi
14Onuncu Bölüm: Gizemli El Efsanesi
15Onbirinci Bölüm: Ayasofya’daki Tabutun Sırrı Efsanesi
16Onikinci Bölüm: Sümbül Efendi Efsanesi
17Onüçüncü Bölüm: Eli Kesilen Mimar Efsanesi
18Ondördüncü Bölüm: Mimar Sinan’ın Mektubu
19Onbeşinci Bölüm: Hezarfen Ahmet Çelebi’nin Galata Kulesi’nden Uçuş Hikâyesi
20Onaltıncı Bölüm: İstanbul Boğazı Efsaneleri
